Neden Sağlıklı Şirketleri Seçmiyoruz?
Borsa İstanbul veya küresel piyasalar fark etmeksizin, yatırımcıların en büyük ikilemi şudur: Güvenli bir limanda yavaşça büyümek mi, yoksa fırtınalı bir denizde batmak üzere olan bir gemiden hazine çıkarmaya çalışmak mı?
Bir yanda her yıl kârını artıran, yatırımcısıyla temettüsünü paylaşan, kasası döviz dolu, “oksijeni bol” dev şirketler duruyor. Diğer yanda ise borç batağında boğulan, üretimini durdurmuş, özsermayesi erimiş, tabiri caizse “yoğun bakımda” olan şirketler… Peki, neden rasyonel olması beklenen yatırımcı, sağlıklı olanı değil de can çekişeni seçer?
1. “Piyango Bileti” Psikolojisi
Yoğun bakımdaki bir şirketin hisse fiyatı genellikle çok düşüktür. Yatırımcı, “Bu kağıt zaten 1 liraya düşmüş, buradan nereye gidecek? Bir çıkarsa 10 katı olur!” yanılgısına düşer. Bu, bir yatırım stratejisi değil, bir piyango bileti alma dürtüsüdür. Sağlıklı bir şirketin %20 büyümesi ona “az” gelirken, batık bir şirketin “mucizevi kurtuluş” ihtimali gözlerini kamaştırır.
2. “Kurtarıcı” Efsanelerine İnanmak
Piyasada her zaman bir fısıltı dolaşır: “Şirkete yabancı ortak geliyor”, “Arsası çok değerliymiş, satılacakmış”, “Devlet teşvik verecekmiş”. Yoğun bakımdaki hastanın başına bir “mucize doktor” geleceğine inanmak, finansal tabloları okumaktan daha kolay gelir. Ancak unutulmamalıdır ki; borsa, temennilerle değil, rakamlarla yürür.
3. Zamanın Değersizleştirilmesi
“Borsada fırsatlar asla bitmez” sözü, yatırımın altın kuralıdır. Yoğun bakımdaki bir şirketin ayağa kalkmasını beklemek, ciddi bir fırsat maliyetidir. O şirket iki yıl boyunca yoğun bakımda yaşam savaşı verirken, sağlıklı ve temettü veren şirketler yatırımlarıyla iki katına çıkabilir. Sabrınızı yanlış kapıda harcamak, sermayenizi hapse atmaktır.
Yoğun Bakımdan Çıkış: Değerlendirme Ne Zaman Yapılmalı?
Makalenin başında belirttiğiniz gibi; bir firma yoğun bakımdan çıkabilir, iyileşebilir ve ayağa kalkabilir. Ancak yatırımcı için doğru zaman, hasta yataktayken değil, hastanın taburcu olup “koşmaya başladığı” andır.
- Borçlar yapılandırılmış mı?
- Üretim çarkları dönmeye başlamış mı?
- Net kâr hanesi artıya geçmiş mi?
Bu veriler görülmeden yapılan her hamle, sadece bir “umut tacirliği”dir.
Sonuç: Sağlık Varlıktır
Neden sürekli kâr eden, devleşen firmalar dururken yoğun bakımdakiler? Çünkü insanlar kısa yoldan zengin olmanın büyüsüne kapılırlar. Oysa gerçek zenginlik, sağlıklı hücrelerin (şirketlerin) birleşerek oluşturduğu güçlü bir bünye (portföy) ile inşa edilir.
Riske girmeye gerek yok; borsa bir kumarhane değil, bir ortaklık müessesesidir. Ortak olacağınız kişinin nefes alıp almadığına bakmak, en temel sorumluluğunuzdur.
